KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI HUKUKU ANLAMINDA UNUTULMA HAKKI
A.KONUNUN GELİŞİMİ
2000’li yıllar insanlık tarihinde milenyum çağının başlangıcı olarak kabul edilmektedir. Bu dönemin başlarında internet kullanımı yaygınlaşmaya başlamıştır. Bu dönemde yaygınlaşmaya başlayan internet kullanımı günümüzde modern bir bireyin temel ihtiyacı haline gelmiştir.
Klasik anlamdaki yazılı ve görsel medya ve basın organları , bilginin sosyal medya platformlarındaki yayılma hızını fark ederek kendilerini bu yeni dünyaya uyumlu hale getirmişlerdir. Böylece birçok internet haber sitesi oluşmuştur.
Bunun yanında sosyal medya platformlarında medya ve basın mensubu olmayıp ”içerik üreticisi” olarak tarif edilen profesyonel hesaplar bulunmaktadır. Sosyal medya içerik üreticileri ; bir bilgiyi en çok etkileşim alacak şekilde paylaşmaktadırlar. Bu nedenle 6112 sayılı RTÜK Kanununda belirtilen ” yayın hizmeti ilkeleri ” çoğu zaman göz ardı edilmektedir.
Günümüz dünyasında bilgi akış hızı son derece artmıştır. Özellikle internet ortamında etkileşim değerine sahip bir bilgi veya haber , doğru olmadığı herkesçe bilinse dahi paylaşılmaktadır. Böylece ; bu bilgi veya haberin içeriğinde yer alan kişiler açısından bir zamanlar herkesçe yanlış olduğu bilinen bir bilgi internet hafızasında yer almaya devam etmektedir. Sırf etkileşim yönü sebebiyle paylaşılan bir bilginin veya haberin içeriğinde yer alan kişiler için sonraki dönemlerde yapılacak bir araştırmada bu içerikler karşılarına çıkmaktadır. İlk önceleri yanlış olduğu herkesçe bilinen bir bilgiyle sonraki dönemlerde karşılaşıldığında , bu husus ilgili kişiyi olumsuz etkilemektedir. Böylece ilgili kişi hakkında söz konusu içerikler bir tehdit olarak internet arşivlerinde yer almaktadır.
Bir diğeri ; bir bilginin haber değeri taşıyabilmesi için temel olarak güncel , toplumsal ve olgusal olması gerekmektedir. Örneğin ; bir kamu görevlisi hakkında yüz kızartıcı bir suçtan dolayı cezai soruşturma başlatılması olgusu haber değerine sahiptir. Ancak sonraki yıllarda ilgili kamu görevlisi hakkında başlatılan ceza soruşturmasında verilen bir beraat kararının haber değeri çok daha az olduğundan genellikle paylaşılmamakta ve güncelliğini yitiren eski haberler kaldırılmamaktadır. Böylece ilgili kişi , üzerine atılı suçta beraat ederek aklanmasına rağmen söz konusu haberlerin varlığı nedeniyle olumsuz etkisinden kurtulamamaktadır.
Son olarak sporcu , oyuncu , sinema yönetmeni , manken ve girişimci gibi meslek gruplarında faaliyet gösteren kişiler hakkında internet dünyasının etkileri oldukça önemlidir. Örneğin bir basketbolcunun elinden tedavi gördüğü şeklindeki bir haber ; ilgili sporcunun transfer piyasasını etkileyebilmektedir. Yine bir sinema yönetmeni aleyhine toplumsal öneme sahip oluşturulacak bir haber içeriğinin kişi üzerindeki olumsuz etkisi çok daha büyük olmaktadır. Bu nedenlerle ; gerçeğe aykırı şekilde oluşturulan haber içeriklerinin bu türden meslek gruplarında faaliyet gösteren kişiler üzerindeki etkileri daha fazladır. Bu türden meslek gruplarında yer alan kimseler için unutulma hakkının değerlendirilmesinde farklı hassasiyet gösterilmesi gerekecektir.
B. PEKİ UNUTULMA HAKKI NEDİR ?
Unutulma hakkı doğrudan kanunlarımızda tanımlanmayıp 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununa kaynak düzenleme olan Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğünde tanımlanmıştır. İlgili düzenlemenin 17.maddesi ” veri sahibinin kendisi ile ilgili kişisel verilerin herhangi bir gecikmeye mahal verilmeksizin silinmesini kontrolörden talep etme hakkı bulunur ” şeklinde tanınmıştır. İşte veri sahibinin kişisel verilerini silinmesini talep etme hakkına unutulma hakkı denilmektedir.
Unutulma hakkı , verisi işlenen kişilerin kendileri ile ilgili içeriklerinin kaldırılmasını talep etme hakkıdır. Bu hak günümüz dünyasında kendisini en çok ilgili kişinin arama motorunda adı ve soyadı ile bağlantılı sonuçların kaldırılması talebi şeklinde kendini göstermektedir. Böylelikle , unutulma hakkı internet arşivinde yer alan haber veya içerikler üzerinden gelişmiştir.
Unutulma hakkı , uyuşmazlık konusu hakkın içeriğine göre kişinin kişilik hakları veya özel hayatı ile ilgili olarak karşımıza çıkmaktadır. Buna karşın bu hak özellikle internet haber sitelerinde veya sosyal medya platformlarında paylaşılan haberler üzerinde gelişim gösterdiği için Anayasamızda yer alan
” Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti ” , ” Basın hürriyeti ” ile doğrudan ilişkilidir.
Buna göre unutulma hakkının sağlanıp sağlanmaması konusunda basın özgürlüğü ile kişilik değerleri kuralları çatışmaktadır. Somut olayın özelliklerine göre , bu iki değerden biri diğerine üstün tutulacaktır.
Hangi hakka üstünlük kurulacağı konusunda temel ölçüt ise ” kamu yararı” dır. Gerek yazılı gerek görsel basın kamu yararı işlevini yerine getirirken 6112 sayılı RTÜK Kanunu’nun 8.maddesinde belirtilen yayın hizmetleri ilkelerini dikkate almalıdır. Ayrıca yayının yayımlanmasına kamu yararı bulunmalı , yayına karşı toplumsal ilgi mevcut olmalı ve konunun güncelliğinin bulunması gerekmektedir. Yazılı ve görsel medyanın haberi verirken özle biçim arasındaki dengeyi gözetmesi de beklenmelidir. Unutulma hakkı kapsamında kişilerin arama motorunda kendisiyle ilgili sonuçların kaldırılması talepleri temel olarak bu hususlar çerçevesinde değerlendirilmektedir.
Kişisel Verileri Koruma Kurulu 17.07.2020 tarihli Kamoyu Duyurusu ile Kişilerin Ad ve Soyadı ile Arama Motorları Üzerinden Yapılan Aramalarda Çıkan Sonuçların İndeksten Çıkarılmasına İlişkin Değerlendirmede Dikkate Alınacak Kriterleri açıklamalarıyla birlikte belirtmiştir. İlgili kriterler bir başlık olarak şöyledir ;
- İlgili kişi kamusal yaşamda önemli bir rol oynuyor mu?
- Arama sonuçlarının öznesi bir çocuk mu?
- Bilginin içeriği doğru mu?
- Bilgiler kişinin çalışma hayatı ile mi ilgili?
- Arama sonuçlarında yer alan bilgi ilgili kişi hakkında hakaret, onur kırıcı, iftira niteliği taşıyor mu?
- Arama sonuçlarında yer alan bilgi özel nitelikli kişisel veri niteliği taşıyor mu?
- Arama sonuçlarında ulaşılan bilgi güncel mi?
- Arama sonucunda ulaşılan bilgi kişi hakkında önyargıya sebep oluyor mu?
- Arama sonucunda yer alan bilgi kişi açısından bir risk doğuruyor mu?
- Bilgi kişinin kendisi tarafından mı yayımlandı?
- Orijinal içerik gazetecilik faaliyeti kapsamında işlenen verileri mi kapsıyor?
- İlgili kişiye ilişkin bilgilerin yayımlanmasında yasal bir zorunluluk var mı?
- İlgili kişiye ilişkin bilgi ceza gerektiren bir suçla mı ilgili?
B. BAŞVURU YOLLARI
İnternet ortamında yapılan bir yayın nedeniyle unutulma hakkı kapsamında kalan bir uyuşmazlıkta ilk olarak 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun hükümleri dikkate alınmalıdır.
5651 Sayılı Kanun , internet ortamında yapılan yayının ihlal ettiği hakkın çeşidine göre farklı hükümler öngörmüştür. İnternet ortamında yapılan yayın sebebiyle kişilik haklarını ihlal etmesi , özel hayatın gizliliğini ihlal etmesi , suç ihtiva etmesi veya gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması sebepleriyle içeriğin çıkarılması/erişimin engellenmesi olmak üzere 4 farklı hüküm belirlenmiştir.
B.a. Kişilik Hakkının İhlali Sebebiyle İçeriğin Yayından Çıkarılması ve Erişimin Engellenmesi
5651 sayılı Kanun’un 9.maddesinde internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edilmesi durumunu düzenlemiştir. Başvurucunun , öncelikle içeriğin yayından çıkarılması bunun mümkün olmaması durumunda internet sitesindeki tüm yayına yönelik olarak erişimin engellenmesini veya ihlale konu internet adresleri ile ilişkilendirilmemeyi talep etme hakkı bulunmaktadır.
Buna göre internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek veya tüzel kişi öncelikle içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebilecektir. İçerik ve/veya yer sağlayıcılar bu başvuruyu en geç 24 saat içerisinde cevaplandırır.
Başvurucu bunun yanında doğrudan Sulh Ceza Hakimliğine başvurarak söz konusu içeriğin çıkarılmasını ve/veya erişimin engellenmesini de isteyebilir.
Başvurucunun talepleri doğrultusunda hâkim bu maddede belirtilen kapsamda içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verebilir. Hâkim, bu madde kapsamında vereceği erişimin engellenmesi kararlarını esas olarak, yalnızca kişilik hakkının ihlalinin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL, vb. şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle verir.
Zorunlu olmadıkça internet sitesinde yapılan yayının tümüne yönelik erişimin engellenmesine karar verilemez. Ancak, hâkim URL adresi belirtilerek içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle ihlalin engellenemeyeceğine kanaat getirmesi hâlinde, gerekçesini de belirtmek kaydıyla, internet sitesindeki tüm yayına yönelik olarak erişimin engellenmesine de karar verebilir.
İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenlerin talep etmesi durumunda hâkim tarafından, başvuranın adının bu madde kapsamındaki karara konu internet adresleri ile ilişkilendirilmemesine karar verilebilir. Kararda, Birlik tarafından hangi arama motorlarına bildirim yapılacağı gösterilir.
5651 Sayılı kanun sistematiğinde Erişim Sağlayıcıları Birliği adı verilen bir kurul bulunmaktadır. Erişim engellenmesi kararları , icrası için Birliğe gönderilmektedir. Birlik mevzuata uygun olmadığını düşündüğü kararlara karşı itiraz etme hakkına sahiptir.
Kişilik hakkının ihlali kapsamında hâkimin verdiği içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararına konu kişilik hakkının ihlaline ilişkin yayının başka internet adreslerinde de yayınlanması durumunda ilgili kişi tarafından Birliğe müracaat edilmesi hâlinde mevcut karar bu adresler için de uygulanır.
B.b. Özel Hayatın Gizliliği Nedeniyle İçeriğe Erişimin Engellenmesi
5651 sayılı Kanunun 9/A maddesine göre ; internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişiler, Bilgi Teknolojileri Kurumuna doğrudan başvurarak içeriğe erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanmasını isteyebilir.
Yapılan bu istekte; hakkın ihlaline neden olan yayının tam adresi (URL), hangi açılardan hakkın ihlal edildiğine ilişkin açıklama ve kimlik bilgilerini ispatlayacak bilgilere yer verilir. Bu bilgilerde eksiklik olması hâlinde talep işleme konulmaz.
Erişimin engellenmesi, özel hayatın gizliliğini ihlal eden yayın, kısım, bölüm, resim, video ile ilgili olarak (URL şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla uygulanır.
Bilgi Teknolojileri Kurumundan erişimin engellenmesini talep eden kişiler, internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiğinden bahisle erişimin engellenmesi talebini talepte bulunduğu saatten itibaren yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin kararına sunar. Hâkim, internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatın gizliliğinin ihlal edilip edilmediğini değerlendirerek vereceği kararını en geç kırk sekiz saat içinde açıklar ve doğrudan Kuruma gönderir; aksi hâlde, erişimin engellenmesi tedbiri kendiliğinden kalkar.
B.c. İnternet Ortamında Yayınlanan Yayının Suç İhtiva Etmesi Sebebiyle İçeriğin Çıkarılması ve Erişimin Engellenmesi
Eğer internet ortamında yapılan bir yayın kendi başına suç oluşturduğu hususunda yeterli şüphe varsa 5651 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca İçeriğin Çıkarılması veya Erişimin Engellenmesi Kararları ile Yerine Getirilmesi hükümleri uygulanmalıdır.
Bu kapsamda kalan yayınlarda içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı, soruşturma evresinde hâkim, kovuşturma evresinde ise mahkeme tarafından verilir.
Soruşturma evresinde, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı tarafından da içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verilebilir. Erişimin engellenmesi kararı, amacı gerçekleştirecek nitelikte görülürse belirli bir süreyle sınırlı olarak da verilebilir. Koruma tedbiri olarak verilen içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine ilişkin karara 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz edilebilir.
Hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı tarafından verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının birer örneği, gereği yapılmak üzere Kuruma gönderilir.
İçeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereği, derhal ve en geç kararın bildirilmesi anından itibaren dört saat içinde yerine getirilir
B.d. Bakanlıklar Tarafından Gecikmesinde Sakınca Bulunan Hal Kapsamında Milli Güvenlik ve Kamu Düzeninin Korunması Sebepleriyle İçeriğin Çıkarılması/Erişimin Engellenmesi Talebi
5651 sayılı Kanunun 8/A Maddesinde Bakanlıkların , Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi talep hakları bulunmaktadır. Bu husus , yazımız dışında olduğundan sadece bahsedilmekle yetinilmiştir.
C. UNUTULMA HAKKI & KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI VE 5651 Sayılı KANUN HAKKINDAKİ FİKİRLERİMİZ VE DEĞERLENDİRMELERİMİZ
Unutulma hakkı Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) içerisinde yer alan bir haktır. GDPR Avrupa Birliği hukukunda, tüm Avrupa Birliği ve Avrupa Ekonomik Alanı içerisinde yer alan bireyler için veri koruma ve gizliliğine ilişkin bir tüzüktür. GDPR öncelikle bireylere kendi kişisel bilgilerini kontrol altına almalarını ve AB içerisindeki şirketlerin bu tüzükle uyumlu hale getirilmesini amaçlamaktadır.
Türkiye her ne kadar AB üyesi olmasa da AB üyesi ülkeler ile ticari işbirliği içerisindedir. Ayrıca Türkiye’de çok uluslu şirketlerin sayısı da oldukça fazladır. GDPR olarak bilinen tüzük AB vatandaşlarının verilerini işleyen, AB dışındaki şirketleri de kapsar. Bu nedenle Türkiye gibi AB üyesi olmayıp AB uyum protokollerini genel olarak kabul etmiş ve AB ülkeleriyle ticari işbirliği içerisinde olan ülkeler GDPR hükümleri ile paralel ulusal düzenlemeler yapmaktadır. Örneğin 5651 sayılı Kanunun 9.maddesi 10 fıkrasında belirtilm”’ İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenlerin talep etmesi durumunda hâkim tarafından, başvuranın adının bu madde kapsamındaki karara konu internet adresleri ile ilişkilendirilmemesine karar verilebilir. ” hükmü GDPR 17. Maddesinde yer alan ” Silme Hakkı/ Unutulma Hakkı ” nın dolaylı bir yansıması olarak iç hukukumuzda yer bulmuştur.
Ancak ülkemizde kanunun uygulanmasında görülen en büyük sorun HTTPS protokollü URL adreslerinde erişimin engellenmesi kararlarının uygulanmasının teknik olarak mümkün olmamasıdır. HTTPS protokolü, güvenlik hususunu önplanda tutarak metinlerle kurulan bağlantıları şifrelemektedir. HTTPS protokollerinde yer alan bilgiler başkaları tarafından okunamaz. Facebook, Twitter ( X ) veya Youtube gibi sosyal medya platformları HTTPS protokollüdür. İnternet ortamında kişisel hakkın veya özel hayatın ihlal edildiği başlıca sosyal medya platformları HTTPS protokollü olduğundan 5651 sayılı Kanunla öngörülen çözüm sistemi bu kapsamda yetersiz kalmaktadır. Bu husus , kişilerin kişisel haklarının veya özel hayatlarının sosyal medya platformlarında ihlal edilmesi konusunda son derece büyük bir hukuki güvenlik sorunudur. Ayrıca bu durum kişisel verilerin korunması anlamında Avrupa Birliği ile uyumlu ve etkin bir iç hukuk sisteminin de olmadığını göstermektedir.
5651 sayılı Kanun’da görülen bir diğer eksiklik ise aynı kanun gereği kurulan Erişim Sağlayıcıları Birliğine yaptırım yetkisi vermemesidir. Erişim Sağlayıcıları Birliği, içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararlarının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla gerekli mercilerde itirazlarda bulunmak hakkına sahiptir. Ancak hukuka uygun şekilde alınan içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararlarını ilgili yer sağlayıcıya bildirmektedir. Erişim Sağlayıcıları Birliğinin , hukuka uygun olarak alınan içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararlarını uygulamayan yer sağlayıcılar hakkında ise herhangi bir yaptırım yetkisi bulunmamaktadır. Bu husus, Erişim Sağlayıcıları Birliğinin ilgili yer sağlayıcılar lehine itirazlarda bulunabilmesini ancak bunun karşısında hakkı ihlal edilen kişiler için herhangi bir yetkisi olmadığı anlamına gelmektedir. İnternet ve yazılım teknolojisi her gün gelişmekte olan teknik bir alandır. Devletin kendi kurumları ile birlikte son derece aktif ve teknik olan bu teknoloji de vatandaşların hakkını koruyabilecek önlemler alması mümkün gözükmemektedir. Bu nedenlerle mahkemeler tarafından hukuka uygun olarak verilen kararların icrasında Erişim Sağlayıcıları Birliğinin daha etkin rol alması gerekeceği düşüncesindeyim.