ÇOCUK KORUMA KANUNU VE DİĞER KANUNLARDA YAPILAN DEĞİŞİKLİK
18 Ağustos 2026 tarihli ve 33348 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7593 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile çocuklar ile ilgili birçok yasa metninde değişiklik yapılmıştır.
İşbu yazımızda; Çocuk Koruma Kanunu , Türk Ceza Kanunu , Ceza Muhakemesi Kanunu ve Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’da yapılan değişiklikler değerlendirilmektedir.
A. Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) Yapılan Değişiklikler
I. Çocukluk Yaş Grubu Cezalarının Artırılması (TCK Madde 31)
Yasa, çocukların karıştığı ağır kasta dayalı suçlarda ceza politikalarını sertleştirerek TCK m. 31/2 ve 31/3 maddelerinde öngörülen ceza sınırlarını yukarı çekmiştir.
12 – 15 Yaş Grubu (TCK 31/2): Kanun değişikliği öncesinde suç tarihinde 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan sanık çocuklar için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine 12 yıldan 15 yıla; müebbet hapis cezası yerine 9 yıldan 11 yıla hapis cezası veriliyordu. Diğer süreli hapis cezalarında ise verilecek cezanın üst sınırı 7 yıldı.
Yeni düzenleme ile ağırlaştırılmış müebbet hapis yerine 13 yıldan 18 yıla; müebbet hapis yerine 10 yıldan 12 yıla hapis cezası kararlaştırılmıştır. Diğer süreli hapis cezalarında ise verilecek ceza en fazla 9 yıl olarak düzenlenmiştir.
15 – 18 Yaş Grubu (TCK 31/3): Kanun değişikliği öncesinde suç tarihinde 15- 18 yaş grubu içerisinde bulunan sanık çocuklar için , ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine 18 yıldan 24 yıla; müebbet hapis cezası yerine 12 yıldan 15 yıla hapis cezası öngörülüyordu. Diğer süreli hapis cezalarında ise verilecek cezanın üst sınırı 12 yıldı.
Yeni düzenleme ile ağırlaştırılmış müebbet hapis yerine 19 yıldan 27 yıla; müebbet hapis yerine 15 yıldan 18 yıla hapis cezası getirilmiştir. Diğer süreli hapis cezalarında ise verilecek ceza en fazla 15 yıla çıkarılmıştır.
II. Yaş İndiriminin Kaldırılması ve Kademeli Geçiş Yetkisi (TCK m. 31 – Ek Fıkra)
Yargı paketi ile çocuk ceza hukukunun en temel direği olan yaş indirimlerine kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçları özelinde önemli bir istisna getirilmiştir.
15-18 Yaş Grubu İçin İstisna: Kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarında; failin kastının ağırlığı ve mükerrerlik durumu göz önüne alınarak yaş indiriminin hiç uygulanmamasına (doğrudan yetişkin rejiminde yargılanmasına) imkan tanınmıştır.
12-15 Yaş Grubu İçin Kademeli Geçiş: 12-15 yaş grubundaki çocukların işlediği bazı nitelikli suçlarda, mahkemelere Sosyal İnceleme Raporu verilerine dayanarak çocuk hakkında bir üst yaş grubu olan 15-18 yaş ceza rejimini uygulayabilme hususunda yeni bir takdir yetkisi ihdas edilmiştir.
III. Aile Hukukundan Kaynaklanan Yükümlülüğün İhlali (TCK Madde 233)
Kanun değişikliği öncesinde çocuğun ahlak, güvenlik ve sağlığını tehlikeye düşüren ebeveynlere 1 yıla kadar hapis cezası öngörülüyordu.
Velayet hakkı kaldırılmış ebeveynlerin çocuk üzerindeki sorumluluğu ise yasal olarak zayıf kalmaktaydı.
Yeni Düzenleme ile velayet hakkı kaldırılmış olsa dahi; alkol, uyuşturucu veya onur kırıcı yaşam tarzı nedeniyle çocuğunun ahlak, güvenlik ve sağlığını tehlikeye atan ebeveynlere yönelik cezanın üst sınırı 3 yıl hapis cezasına yükseltilmiştir.
B. İnfaz Yasasında Yapılan Değişiklikler
7593 sayılı Kanun, çocuk hükümlülerin ceza infaz kurumlarındaki ıslah, barındırma ve nakil süreçlerini değiştirmek adına 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un çocuklara ilişkin hükümlerini yeniden düzenlemiştir.
I. Doğrudan Çocuk Eğitimevine Alınma Şartlarının Daraltılması (5275 s. K. Madde 15)
Eski uygulama ile çocuk hükümlülerin tamamı doğrudan açık cezaevi niteliğindeki eğitimevine alınmıyordu. Cezanın süresine, kasıtlı/taksirli suç ayrımına veya kapalı kurumda geçirilen süre sonundaki iyi hal durumuna bakılarak eğitimevine geçiliyordu. Ancak uygulamadaki esneklik toplumsal cezasızlık algısını beslemekteydi.
Yeni Düzenleme (7593 s. K. m. 6): Doğrudan çocuk eğitimevine (açık kuruma) alınabilmenin yasal sınırları daraltılmıştır.
Buna göre kasıtlı suçlardan alınan toplam hapis cezası 3 yıl veya daha az ise,
Taksirli suçlardan alınan toplam hapis cezası 5 yıl veya daha az ise,çocuk hükümlünün cezası doğrudan çocuk eğitimevlerinde infaz edilecektir.
Bu sürelerin üzerindeki tüm hapis cezalarında infaza mutlak surette çocuk kapalı ceza infaz kurumunda başlanması zorunlu kılınmıştır.
II. Kapalı Kurumdan Eğitimevine Geçiş ve Periyodik Denetim (5275 s. K. Madde 15)
Yeni Düzenleme (7593 s. K. m. 6): Cezası kapalı kurumda başlayan veya kurallara uymadıktan sonra kapalı kuruma iade edilen çocukların durumları, uzmanların da katıldığı İdare ve Gözlem Kurulu tarafından en geç 3 ayda bir zorunlu olarak değerlendirilecektir.
Çocuk, ancak kurulun “iyi hâlli” olduğuna dair somut tespiti neticesinde çocuk eğitimevine nakledilebilecektir.
III. Suç Türüne Göre Ayrıştırma ve Koğuş Rejimi (5275 s. K. Madde 11)
Yeni Düzenleme (7593 s. K. m. 5): İnfaz Kanunu’nun 11. maddesindeki “çocuk tutuklular” ibaresi “çocuk hükümlülerin veya tutukluların” şeklinde genişletilmiştir. Kapalı kurumlardaki çocuklar; sadece yaş ve cinsiyetlerine göre değil, işledikleri suçların türlerine ve niteliklerine göre de tamamen ayrıştırılmış müstakil bloklarda/koğuşlarda barındırılacaktır.
IV. Belirli Suçlarda Kaldırılması Koşullu Salıverilmede “1 Gün = 2 Gün” Avantajının (5275 s. K. Madde 107/5)
5275 sayılı Kanun’un 107/5. maddesi uyarınca, hükümlülerin 15 yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdikleri 1 gün, koşullu salıverilme hesabında otomatik olarak 2 gün olarak dikkate alınıyor ve çocuk ayırt edilmeksizin erken tahliye avantajından yararlanıyordu.
Yeni düzenleme ile (7593 s. K. m. 7): Mevcut lehe olan “1 gün = 2 gün” kuralı korunmuş; ancak bazı ağır suç tipleri bu avantajın kapsamından tamamen çıkarılmıştır.
Buna göre ; Kasten öldürme suçları (TCK m. 81, 82, 83), Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (TCK m. 102,103), Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (TCK m. 188), Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (TCK m. 220) suçlarından hüküm giyen çocuklar için infaz artık “1 gün = 1 gün” şeklinde standart yetişkin rejiminde hesaplanacaktır.
C. Çocuk Koruma Kanununa Eklenen Yeni Yönlendirme Tedbirleri ve Velilere Tazyik Hapsi
7593 sayılı Kanun ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’na 5’inci maddeden sonra gelmek üzere “Yönlendirme Tedbirleri” (Madde 5/A) başlığı altında yeni koruyucu ve destekleyici güvenlik tedbirleri ihdas edilmiştir.
Bu tedbirler şu şekildedir:
Dijital Risklerden Korunma Tedbiri: Adli süreçteki çocuğun kullandığı her türlü bilişim/dijital cihazın (telefon, bilgisayar vb.) resmi makamlara bildirilerek 3 aydan 2 yıla kadar BTK ve Siber Güvenlik birimlerinin denetimine/takip yazılımlarına açılması yönünde tedbir türü getirilmiştir.
Sosyal ve Toplumsal Hizmetler Tedbiri: Çocuğun; gençlik merkezleri, spor tesisleri veya ilgili kamu kurumlarında 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişimine katkı sağlayacak görevlerde bulunmasıdır.
Kitap ve Kütüphane Tedbiri: Çocuğun kamuya ait kütüphane veya okuma salonlarında 20 saatten 300 saate kadar görev alması ya da uzmanlarca belirlenen eserleri okumasını zorunlu kılan yükümlülüktür.
Çevreye Saygı ve Çevre Temizliği Tedbiri: Çocuğun park, bahçe, sahil gibi kamusal alanlarda çevre temizliği yapması, ağaçlandırma ve fidan dikimi faaliyetlerine katılmasıdır. Bu tedbir de 20 saatten 300 saate kadar uygulanabilir.
Bağımlılıklarla Mücadele Tedbiri: Tütün, alkol, uyuşturucu, kumar ve özellikle dijital bağımlılığı saptanan çocukların, uzman heyetlerin rehabilitasyon raporuna kadar dinamik olarak tedavi programlarına katılmasını zorunlu kılan tedbirdir.
Velilere Yönelik Zorlama (Tazyik) Hapsi (5395 Sayılı Kanun M. 5/A – İlgili Fıkra): 7593 sayılı Kanun ile bizzat 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5/A maddesine eklenen fıkra uyarınca; çocuk hakkında verilen koruyucu, destekleyici ya da bu yeni yönlendirme tedbirlerinin uygulanmasına açıkça karşı çıkan veya engel olan anne, baba, vasi ya da bakım sorumlularına çocuk hâkimi tarafından 3 günden 10 güne kadar tazyik hapsi (zorlama hapsi) uygulanabilecektir.
D. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararlarında Yapılan Değişiklikler
7593 sayılı Kanun, adli süreçteki çocuklar hakkında verilecek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararlarının hem şartlarında hem de denetim süreçlerinde 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. Maddesinde iki değişiklik ihdas etmiştir;
I. Zarar Giderme Şartına Muafiyet (Malın/Zararın Azlığı Esası)
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesine eklenen fıkra uyarınca; suçun işlenmesi nedeniyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın “az olması” hâlinde, adli süreçteki çocuklar hakkında HAGB kararı verilebilmesi için zararın giderilmesi şartı artık aranmayabilecektir.
II. HAGB Kararı ile Birlikte “Yönlendirme Tedbirleri” Uygulanması
Yapılan değişiklikle, adli süreçteki çocuk hakkında HAGB kararı verilmesi durumunda da bir önceki başlıkta belirtilen “yönlendirme tedbirlerinden” bir veya birkaçının denetimli serbestlik yükümlülüğü olarak uygulanabilmesi hüküm altına alınmıştır.
E. İlgili Diğer Kanunlarda Yapılan Düzenlemeler
I. Suça Sürüklenen Çocuk Kavramı Terk Edilerek Adli Süreçteki Çocuk Kavramı Getirilmiştir.
Yeni düzenleme ile “Suça sürüklenen çocuk” (SSÇ) ibaresi Çocuk Koruma Kanunu ve bağlı mevzuattan tamamen kaldırılmış; yerine tarafsızlığı vurgulayan “Adli süreçteki çocuk” tanımı getirilmiştir.
II. Sosyal İnceleme Raporu Alınmaması Mutlak Olarak İddianamenin İadesi Sebebidir:
Düzenleme ile 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme raporu (SİR) alınması ceza muhakemesinde mutlak zorunluluk haline getirilmiştir. Bu rapor alınmadan düzenlenen iddianameler mahkeme tarafından “iddianamenin iadesi” sebebi sayılacaktır.
III. 6136 Sayılı Kanun’da Yapılan Düzenleme
6136 Sayılı Kanuna eklenen Madde 13/A ile Ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza edilmesi suretiyle çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olunması, müstakil bir suç tipi haline getirilmiştir.
Bu ihmali gösteren kişiye, fiili daha ağır bir cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verileceği öngörülmüştür.
F. Sonuç ve Değerlendirme
7593 sayılı Kanun, adli süreçteki çocuklara yönelik devletin suç politikasında geleneksel koruyucu ve himayeci yaklaşımdan, otoriter, ve cezalandırıcı bir modele geçişi göstermektedir.
Ceza hukuku akademisyenleri ve barolar tarafından “çocuğun üstün yararı” ilkesi kapsamında sert eleştirilere maruz kalan bu düzenlemenin, çocuk suçluluğunu azaltmada ne derece efektif olacağı, mahkemelerin ceza bireyselleştirmesindeki pratik uygulamaları ve cezaevlerindeki rehabilitasyon çalışmalarının kalitesi neticesinde zamanla anlaşılacaktır.