a

Sorunuz Var Mı? Bize Sormaktan Çekinmeyin.

TEL : 0212 877 57 30
GSM : 0543 919 86 34

halicavukatlik@gmail.com
Adres : Çağlayan Mahallesi Taşocağı Caddesi No 15 İç Kapı 17 Park İş Merkezi Kat 2 Daire 205 Kağıthane / İSTANBUL

12. Yargı Paketi ile Ceza Hukukunda Yapılan Değişiklikler

12. Yargı Paketi ile Ceza Hukukunda Yapılan Değişiklikler

Kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 31.07.2026 tarih 33326 sayılı sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Bu kanun ile birlikte başlıca Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, Türk Borçlar Kanunu, Türk Medeni Kanunu, İdari Yargılama ve Usul Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu olmak üzere birçok kanunda değişiklikler yapılmıştır.

Bu yazımızda Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yapılan değişiklikler değerlendirilecektir.

I. Türk Ceza Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

12. Yargı Paketi ile yapılan değişikliklerden kamuoyunun en çok dikkatini çeken ” İban Mağdurları ” hakkında yapılan ve daha az ceza verilmesini öngören düzenleme olmuştur.

A- Dolandırıcılık Suçlarında İban Mağdurları İçin Yapılan Düzenleme

İban Mağdurları terimi de kendince tartışmalı olmakla birlikte bu terim ile kastedilen; dolandırıcılık suçlamasıyla yargılanan kişinin ; suça iştirakinin kendisine veya başkasına ait bankaya veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiili ile sınırlı olması durumudur.

Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan istatistiklere göre 2016-2025 yılları arasında dolandırıcılık suçu isnadıyla açılan dosya sayısı %172 oranında artmıştır.

Aynı rapora göre ; 2024 yılı ile 2025 yılları arasında bu suç isnadıyla açılan dosya sayısı %18 artış göstererek , en çok artış gösteren üçüncü suç türü olmuştur.

Siber teknolojinin gelişmesi, mobil bankacılık uygulamalarının artması ve kripto veya soğuk cüzdan olarak tabir edilen ödeme sistemlerinin yaygınlaşması neticesinde özellikle bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenen dolandırıcılık suçları sistemli bir şekilde yaygınlaşmıştır.

Bu tür sistemli suçlar dolayısıyla yürütülen adli işlemlerde genellikle asıl faillere ve suçtan elde edilen malvarlığı değerlerine ulaşılamamaktadır. Ancak yürütülen adli işlemlerde ; mağdurların ilk kez para gönderdiği banka hesabı sahiplerinin asıl fail gibi yargılanması ve cezalandırılması sonucu doğmuştur.

Banka hesabı kullanılan kimseler hakkında ; o hesabın muhatap kaldığı eylem sayısı kadar dava dosyasının açılması da sıklıkla yaşanmıştır.

12. Yargı Paketinde yapılan kanun değişikliği ile ; Nitelikli Dolandırıcılık suçu içi 158. Maddesine 4.fıkra eklenerek dolandırıcılık suçunda eylemi yalnızca kendisine veya başkasına ait banka hesabı, IBAN, kredi kartı, kripto varlık hesabı gibi ödeme araçlarını/bilgilerini başkasına vermekle sınırlı kalan kimselerin alacakları cezanın yarı oranında indirilmesi öngörülmüştür.

Kanun Koyucu , bu değişiklikle birlikte asıl dolandırıcılık eylemini gerçekleştiren sanık ile eylemi yalnızca banka hesabını başkasına vermekle sınırlı kalan sanığın aynı cezayı almasının önüne geçmiş ve hesabını kullandıran sanığın daha az ceza almasını öngörmüştür.

Eylemi yalnızca banka hesabını kullandırmak ile sınırlı olan sanığın bu indirimden faydalanması için zararın ödenmesi şartı aranmayacaktır.

B- Kanun Değişikliğinin Uygulanması

Söz konusu kanun değişikliğinden önce dosyası karara çıkmış ancak kesinleşmemiş sanıklar yönünden ; Bölge Adliye Mahkemeleri veya Yargıtay’ın lehe kanun düzenlemesini göz önüne alması gerekeceğinden eylemin yalnızca hesap kullandırmakla sınırlı kaldığı anlaşıldığı durumda dosyanın bozularak yeniden yargılama yapılması için ilk derece mahkemesine gönderilmesi söz konusu olacaktır.

Lehe kanun düzenlemesinin mahkemelerce kendiliğinden gözetilmesi gerekeceğinden sanığın bu yönde bir talebi olmasa dahi bu uygulamanın yapılması gerekmektedir. Ancak bu durumda kalan sanıkların; ilgili merciilere durumu izah eden bir dilekçe ile başvuru yapmasını öneririz.

Eylemi yalnızca banka hesabını kullandırmak ile sınırlı olmak kaydıyla sanığın dosyası kesinleşip infaz aşamasına geçmiş sanıklar için de aynı değerlendirmenin yapılması gerekmektedir. Bu durumda bulunan kimselerin , ilk derece mahkemelerine hitaben yazılacak bir dilekçe ile başvuru yapmasını öneririz.

C- Kesinleşmiş Dosyalarda Zararın Ödenmesi Şartına Bağlı İndirim İmkanı

Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Geçici 7. Maddesinde ise ; haklarında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamış sanıkların kendilerine yapılacak ihtardan itibaren 6 ay içerisinde mağdurun zararını ödedikleri taktirde cezalarında yarı oranında indirim yapılacağı düzenlenmiştir.

Bu madde ile getirilen düzenlemede ihtar ile başlayan 6 aylık süre içerisinde zararın tamamen giderilinceye kadar infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemeyeceği belirtilmiştir.

Buna göre , eylemi yalnızca banka hesabını kullandırmak ile sınırlı olan ve yargılama aşamasında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmayıp cezası kesinleşen sanıklar için öncelikle lehe kanun düzenlemesi gereği haklarında öncelikle ilk kısımda belirtilen yarı oranında indirimin yapılması ; yapılacak ihtar sonrası süresi içerisinde zararın giderilmesi durumunda ise kalan cezanın yarısı oranında ikinci bir indirimin yapılması söz konusudur.

Bu durumdaki sanıklar için ; hükmü veren ilk derece mahkemelerince uyarlama davası açılıp zararın ödenmesi için ihtar gönderilecektir. Mahkemelerin bu işlemleri kendiliğinden yürütmesi gerekse de ; bu durumda bulunan sanıkların hükmü veren ilk derece mahkemesine durumu izah eden bir dilekçe ile başvurmalarını öneririz.

II. Ceza Muhakemesi Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

Kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Ceza Muhakemesi Kanunun 4 maddesinde değişiklik yapılmıştır.

Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan kanuni düzenlemeler ise şu şekildedir ;

A. Genetik İnceleme Sonuçlarının Gizliliği

Anayasa Mahkemesinin 25/12/2025 tarihli ve E.: 2025/141, K.: 2025/274 sayılı kararı ile Ceza Muhakemesi Kanunu 80. Maddesi 2. Fıkrası iptal edilmişti.

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı gerekçesi gözetilerek Ceza Muhakemesi Kanunu , Genetik İnceleme Sonuçlarının Gizliliği başlıklı 80. Maddesinde yapılan değişiklik ile hakkında kovuşturmaya yer olmadığı (takipsizlik) kararı kesinleşen, beraat eden veya ceza verilmesine yer olmadığına hükmedilen kişilerin DNA ve genetik profillerinin sistemden derhal imha edilmesi yasal zorunluluk haline getirilmiştir.

B. Kaçak Sanığın Yargılanması ile Yapılan Değişiklik

Anayasa Mahkemesinin 10/7/2025 tarihli ve E.: 2024/98, K.: 2025/149 sayılı Kararı ile Ceza Muhakemesi Kanunu 247. Maddesi 3. Fıkrası iptal edilmişti.

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı gerekçesi gözetilerek Ceza Muhakemesi Kanunu, Kaçağın Tanımı başlıklı 247. Maddesinde yapılan değişiklik ile hakkında usulüne uygun şekilde daha önce sorgu işlemi yapılmamış olan bir kaçak sanık hakkında, yokluğunda doğrudan mahkûmiyet veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyeceği, ve kaçak sanık sonradan bizzat mahkemeye gelerek savunma yapmak isterse, kendisine veya müdafiine yargılamanın yenilenmesini talep etme hakkı getirilmiştir.

C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisinin Genişletilmesi

Kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Ceza Muhakemesi Kanunu 308. Maddesinde ‘ de değişiklikler yapılmıştır.

Ceza Muhakemesi Kanunu 308. Maddesi , Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın Yargıtay Ceza Dairesi kararına karşı yapacağı itirazı düzenlemektedir. Yapılan kanun değişikliği ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, Ceza Genel Kurulu kararlarına karşı sanık lehine veya aleyhine yapabileceği itiraz mekanizmasının sınırları genişletilmiştir.

D. Hükmün Açıklanması ve Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılması Konusunda Yapılan Değişiklik

Anayasa Mahkemesinin 10/7/2025 tarihli ve E.: 2024/98, K.: 2025/149 sayılı Kararı ile Ceza Muhakemesi Kanunu 247. Maddesi 3. Fıkrası iptal edilmişti.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararında ; kamu görevlilerinin görevi sebebiyle işlediği suçlar ile işkence eziyet ve kötü muamele suçlarında Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılması’nın uygulanmayacağına dair açık bir engel bulunmaması bir eksiklik olarak görülmüştü.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararında ; yargılamanın henüz başında yada hüküm kurulmadan önce sanığa ceza alması halinde Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılması’nı kabul edip etmediğinin sorulmasının sanığın adil yargılanma hakkını zedelediğine dikkat çekilmişti.

Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Ceza Muhakemesi Kanunu 231. maddesinde , Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçeleri de gözetilerek değişiklikler yapılmıştır.

Birçok haber sitesinde ve hukuk platformlarında Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılması kararlarına karşı istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurma hakkının 12. Yargı Paketi ile düzenlendiğine dair bilgiler içermekteyse de bu değişiklik 2024 senesinde kamuoyunda 8. Yargı Paketi olarak bilinen düzenleme ile mümkün olmuştu.

12. Yargı Paketi ile yapılan değişikler ise genel olarak Anayasa Mahkemesinin 10/7/2025 tarihli ve E.: 2024/98, K.: 2025/149 sayılı Kararı ile Ceza Muhakemesi Kanunu 247. Maddesi 3. Fıkrası iptal kararının gerekçelerini kanunlaştırmaya yönelik olmuştur.